7 Eylül 2014 Pazar

Betimleme nedir

Betimleme Nedir? (Özet) : Betimleme bir ortamı, olayı, varlığı, imgeyi ve kavramı özel niteliklerini canlandıracak biçimde yazı ya da sözle anlatmaktır.

Betimleme/Tasvir etme (Detay)

Betimleme bir varlığın ya da manzaranın göz önünde canlanacak biçimde kendine özgü yönlerini belirterek söz ya da yazıyla anlatılmasıdır. Neler betimlenir, tasvir edilir? Gözle görebildiğimiz ya da hayalimizde canlandırabileceğimiz her şey... Elimize aldığımız bir kitap ya da kalem, oturduğumuz oda, pencereden bakınca dışarıda gördüklerimiz, bulunduğumuz semt, yaşa­dığımız kent, gökyüzü, bulutlar, dünya, evren... betim­lenebilir.

Betimleme görülenlerin, gözlemlerin sözcüklerle anlatılmasıdır bir bakıma. Betimlemede mutlaka görsellik vardır. Varlığı gözle algılanan ayrıntılardan söz edilebilir. Yani betimleme gözleme dayanır. Yazar bir varlığı ya da manzarayı betimlerken niteleyici sözcüklerden yararlanır:

"Son derece sakin, sinek uçsa sesi duyulacak kadar sessiz bir odadayız."

"Gözümüzün önünde uzayıp giden uçsuz bucaksız masmavi deniz ve çam ağaçlarına şarkı söyleten rüzgâr insana yaşama sevinci veriyordu."

Salt nedir

Yalnız, tek, sırf.
2. İçinde yabancı bir öğe bulunmayan, mutlak.
3. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arısalt

rejisör ne demek

1.bir sinema veya tiyatro eserinin tarzını bütün olarak belirleyen, oyuncuların rollerini koordine eden ve tamamlanmış eser üzerinde son düzeltmeleri yapan şahıs; reji olarak da bilinir
2.sinema ,tiyatro ,radyo ve televizyon oyunlarında oyunu yonetme.
3.
televizyon programlarında yönetmen,yönetmen yardımcıları,resim seçici,kj operatörü,vtr operatörü,teknik yönetmen,sesçi ve ışıkçının bulunduğu yönetmenin ekibi kontrol ettiği ve programı yönettiği mekan..

Kuram ne demek


1. Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi; uygulamadan kopuk, soyut kalan bilgi.
2. Belirli bir konuda düşüncelerin, görüşlerin tümü.
3. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teorikuram

Cümle içinde kullanımı

İnsanlar da görünen dünyanın bir parçası olarak bu kurama girerler.
- H. Taner

nazım nedir

Bütün sanat ürünlerinde olduğu gibi, şiirde de iki temel unsur vardır. Bunlar “biçimsel (dış)” ve “içeriksel (iç)” olarak sınıflanabilir. Biçimsel unsurların başında nazım birimi gelir. Şiiri oluşturan dize kümelerine “nazım birimi” denir. Nazım birimi, nazım şekillerini belirlemede ölçü olarak kullanılır. Şiirde en küçük nazım birimine “mısra (dize)” adı verilir. “Dize”nin yanında “beyit, dörtlük, bent” gibi nazım birimleri vardır. İslâmiyet’ten önceki Türk şiirinde ve halk şiirinde “dörtlük ‘, klasik Türk şiirinde (divan şiiri) “beyit”, çağdaş Türk şiirinde ise “dize” nazım birimi olarak kullanılmıştır.

Politik nedir

SİYÂSETLE İLGİLİ, SİYASET YAPAN KİMSE, OYNAK DAVRANAN, KARŞISINDAKİLERİ GÛYA MEŞGÛL EDEN, BÖYLE KİŞİNİN DURUMU.

retorik nedir

1. Güzel söz söyleme, hitabet sanatı.
2. Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, sözbilim, belagatretorik

yeti nedir

  1. İnsanda bulunan, bir şeyi yapabilme gücü, meleke.
  2. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.
  3. Geleneksel olarak bellek, usavurma, algılama ya da imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri. a. bk. zihinyetileri.

koşut nedir


  1. Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, muvazi, paralel.
  2. Aynı zaman içinde gelişen, aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.), paralel.
  3. Bir düzlemde kesişmeden ilerleyen, iki ya da daha çok sayıdaki doğruların ya da ışınların özelliği.
  4. Bir düzlemde kesişmeden ilerleyen, iki ya da daha çok sayıdaki doğruların ya da ışınların özelliği.

Tirad nedir


Tirad nedir?

1-Kendi içine kapalı, uzun replik. tirad, karşılıklı hızlı söz alışverişinin yani diyalogun tam karşıtıdır.

2-Oyuncunun sahnede adeta yalnizmiscasina, seyirciyle karsilikli gelmiscesine uzun uzun konusmasi adeta ic dokmesidir de denebilir. en guzel tiradlardan biri belki de birincisi edmond rostand tarafindan yazilan olumsuz tiyatro eseri Cyrano de Bergerac'dadir. Koca burnu icin sunlari soyler Cyrano

"bu kadarı az delikanlı! 
asıl iş edada.
mesela bak, 
hoyratça, "burnum böyle olsaydı mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!"
dostça, "yana yatmaz mı? senden önce davranıp kadehe batmaz mı?" 
tarifle, "burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!" 
mütecessis, "acaba ne işe yarar bu alet? makas kutusu mudur, divit midir, izah et?"
zarifhane, "kuşları sevdiğiniz besbelli! yorulmasın diye yavrucaklar, temelli tünek kurmuşsunuz!" 
pürneşe, "birader şu koskocaman burunla tütün içince, komşu yangın var demiyor mu?" 
müdebbir; "aman yavrum! bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!"
müşfik, "yaptırın ona küçük bir şemsiye, yazın fazla güneşten rengi solmasın diye!" 
alimane, "görmüşüm aristophanes'de belki hippocampelephantocmelos adındaki hayvanın burnu gayet büyükmüş!sen ne dersin?" 
nobran, "zaten bilirim, sen misafir seversin; bu şapka asmak için mükemmel icat!"
Şairane, "ey burun, bütün cihana inat, seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir tek rüzgâr bulunamaz, karayel müstesnadır!" 
hazin, "bir de kanarsa, kızıldeniz! ne bela!" 
hayran, " lavantacıya ne mükemmel tabela!" 
lirik, "bu tanrıların bindiği bir gemidir!" 
safiyane, "abide ne günleri gezilir?" 
hürmetkârane, "mösyö, kibarsınız muhakkak, yoksa var mı cumba sahibi olmak!" 
köylü, "vış anam! bu ne? bilmem guş muh, balık mıh? yoğusa tohuma kaçmış bir salatalıh mı?" 
sivri akıllı, "bunu tombalaya koymalı! kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?" 
ve hıçkıra hıçkıra nihayet, pyrame gibi, "bu ne felaket! bu ne musibettir yarabbi! böyle berbat edip de yüzünü sahibinin, Şimdi de utancından kızarıyor, bak hain!"-
olsaydı biraz nükte, biraz malumatınız, İşte karşıma geçer bunları sayardınız. fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar, neyleyeyim cenabıhak ihsan buyurmamışlar! zaten bir parça icat kudreti olsa bile, böyle seçkin, muhterem huzzar önünde hele, bana bu şakaları yapmazdınız elbet. ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet bunlardan bir tekinin en ufak başlangıcı, karşınıza bergerac'ın kılıcı! 

ben bunları söylerim, oldukça belagatla! başkasından dinlemem fakat tekini bile."

der üstad ve lafi gedigine koyar. 

erek ereği ne demek

  1. Gerçekleştirmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, maksat, hedef.
  2. Almaçlarda görüntülüğün iç çeperi.
  3. Alıcı ışıtacının, üzerinde elektronik görüntü oluşan bölümü
  4. Gerçekleştirilmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, hedef.
  5. gerçekleştirilmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, hedef

eylem ne demek

1. Bir şeyi yapma, gerçekleştirme gücü, fiil, aksiyon.
2. Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası, iş, amel.
3. Olumlu ya da olumsuz olarak zaman kavramı taşıyan ya da zaman kavramıyla birlikte kişi kavramı veren iş, oluş, durum anlatan sözcük, fiileylem

tragedya nedir

Tragedya Yunanca tragoidia sözcüğünden gelir. Tragos keçi, oidia ise ezgi anlamındadır. Böylece tragedya "keçi ezgisi" anlamındadır. Tragedyanın sözlük anlamı; Ciddi ve hüzün verici karakterlerden kurulu ve sonu kötü biten bir dramatik yapıttır. Bu tanım tragedya için ne kadar yetersiz bile olsa, tragedya bu kavram üzerinden yola çıkılarak anlatılabilir.

mısra nedir

Şiirde her satıra dize (mısra)” denir. Arapça kökenli bir sözcük olan “mısra”nın Türkçedeki karşılığı “dize”dir. Dize, şiirin temel birimidir. Bütün şiirler dizelerden meydana gelir. Bir dize, nesirdeki cümlenin karşılığı sayılır. Bir şiire bağlı olmayan ve başlı başına bir anlamı olan dizelere “mısra-ı âzâde (bağımsız dize)” denir. Gerek bir şiire bağlı gerekse bağımsız nitelikte olan öz ve güzel anlamlı, kolayca ezberlenip hatırlanabilen, sağlam kurulmuş dizelere “seçkin dize” anlamında “mısra-ı berceste” veya “şah mısra” denir. Halk şairleri dize için genellikle “satır” terimini kullanır. Bir beytin birinci dizesine “üst satır”, ikinci dizesine ise “alt satır” denir. Ahmet Hamdi Tanpınar’a ait olan aşağıdaki “Sabah” şiirine ait bölüm 6 dizeden oluşmuştur. Serin rüzgârlara pencereni aç! Karşında fecirle değişen ağaç. Bak, seyret ağaran rengini ufkun Mahmur gözlerinde süzülsün uykun. Bırak saçlarınla oynasın rüzgâr, Gümüş çıplaklığı bir başka bahar

Harmoni nedir

  1. İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek biçimdeki uyumu, harmoni.
  2. Akor, gam ve nota dizilimlerinin kurallarını, yapılarını ve ilişkilerini inceleyen dal.

Aristo Poetika

Şiir sanatı genel olarak varlığinı, insan do~
asında temellenen iki temel neden'e borçlu gibi görünüyor.
Bunlardan birisi taklit içtepi'si olup, insanlarda
doğuştan vardır; insanlar, bütün öteki yaratıklardan
özellikle taklit etmeye olağanüstü yetili olmalarıyla
ayrılır ve ilk bilgilerini de taklit yoluyla elde
ederler. İkincisi, bütün taklit ürünleri karşısında
duyulan hoşlanma'dır ki, bu, insan için karakteristiktir.
Sanat yapıtlan karşısındaki yaşantılarımız bunu
kanıtlar. Çünkü, gerçeklikte hoşlanmayarak baktığımız
bir nesne özellikle tamamlanmış bir resim
haline geldiğinde, bu kez ona hoşlanarak bakarız; örneğin
tiksinti uyandıran hayvanların ve cesetle.rin resimlerinde
olduğu gibi. Bunun nedeni, öğrenmenin
verdiği derin hoşlanmadır; bu hoşlanma, yalnızca
filozoflara değil, tüm insanlara ö~güdür. Ancak
çoğunlukta bu boştanma geçicidir.